24 Kasım 2015 Salı

TAKDİR ETMEYİ BİLİYOR MUYUZ?


Bu konu hakkında yazmak nereden aklıma geldi?
Şöyle söyleyeyim aslında her zaman aklımda olan bir şeydi çünkü dışarı adımımızı attığımız andan itibaren bu sorunla karşılaşıyoruz. Nedenini bilmediğim bir şeyler yüzünden sürekli eleştiri yapan, ayıplayan, bardağın boş tarafını gören bir toplum haline gelmişiz. Herkesin kendi küçük çevresinde bile uygulayıp bu kalıbı kırarak birbirlerini iyi yönde etkilemesi mümkün aslında nasıl mı?
Kendi annemi kurban ederek bir örnek vermek istiyorum -sakın bahsetmeyin ona bundan- :) 
Annem akşam işten eve geldiğinde masada yemekler sıcak herşey hazırdır annem sofraya oturur ve ilk tepkisi: salata tuzsuz olmuş, çorba çok sulu olmuş. Şimdi bu örneği bir ele alalım eleştiriye kötü yanlardan başlamanın ne gibi kötü yanları olabilir?
Birincisi emeği veren tarafın şevkini kırıyorsun. İkincisi kendi bakış açını farkına varmadan "kötüye" odaklıyorsun, bunu bir kere iki kere yap beyin otomatikman kötü odaklı olmaya yönelir.
Düşüncelerimiz her ne olursa olsun düşüncelerimizden çok davranışlarımız beynimizi etkiler yani sen kötü eleştiri yaparken ama iyi düşünüyorum desende beyin davranışa odaklanır ve onu benimser. Bundan bahsedince aklıma Mahatma Ganhdi'nin bir sözü geldi.

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.

Bu sözde de görüldüğü gibi davranışlarımız bütün kaderimizi ve düşünce yapımızı etkiliyor bu yüzden bardağın hem dolu hem boş tarafını görelim fakat önce dolu tarafı görmeyi öğretelim kendimize, inanın bana bu hayatınızdaki birçok şeyi değiştirecektir...

23 Ekim 2015 Cuma

Mış gibi'likten uzak durun...


    İnternette gördüğüm bu video bana ilk olarak işini severek yapan bir insanın çevresindekilere nasıl meslektaşlarından daha fazla faydalı olabileceği gerçeğini hatırlattı...
    Etrafımızda bunun okadar çok örneği varki, mesleğini sevmeden sadece zoraki olarak yapan insanlarla; severek saygıyla, özveriyle yapan insanların ülkesine ve insanlarına kattığı değer arasındaki fark tartışılamaz bile...
    Bu videodaki doktor gibi öğretmen, memur, hemşire vb. bir çok meslek bize doğrudan etkisi olan ve hayatımızı yönlendiren meslek türleri bu gibi mesleklerde olan kişilerin işlerini severek yapmaları çok önemli eğer yapmıyorsa yaptığını zanneder yapıyorMUŞ gibi görünür ve buna mış gibi yaşamak denir. Bu tabiri nerdenmi öğrendim aklına ve mantığına çok güvendiğim elimden geldiğince kitaplarını okuyup kendisini takip ettiğim ünlü iletişim uzmanı Doğan Cüceloğlu'ndan Cüceloğlu her kitabında ve konuşmasında değindiği nokta işte tamda bu eğer birşeyi yapacaksanız onu gerçekten yapın yani yapıyormuş gibi davranmayın. Örneğin bir öğretmensin ve çocuğa sayı kavramını öğreticeksin görevin buysa eğer bunu özveriyle sabırla yap o çocuğun o konuyu öğrenmesi için sınırlarını zorla görevini layıkıyla yap. Emin ol o görevi hiç yapmamak mış gibi yapmaktan çok daha iyi çünkü orada öğretmiş gibi davranarak aslında o çocuğun zamanını çalıyorsun kafasını karıştırıyorsun ve ileride düzeltemiyeceği ön bilgiler bırakıyorsun.
   İşte bunun gibi birçok örnek sayabilirim sizi bu yüzden yaptığın şeyi severek özveriyle yapmak gibisi yok. Umarım herkes mesleğini ve görevlerini layıkıyla yerine getirir ve bunun zevkini çıkarmaya bakar...

20 Ekim 2015 Salı

Cesar Millan (Köpeklere Fısıldayan Adam)



Biz hayvan severler için gerekli önemli bilgileri paylaşacağım bu blogum da ilk olarak ele almak istediğim uzman isim Cesar Millan kendisi köpeklerle kurduğu iletişimle her birini dengeli birer sürü üyesine dönüştüren yetenekli bir uzmandır. Bu uzmanı genel olarak tanıyalım isterseniz.

Meksika doğumlu ABD'li köpek uzmanı. Kendi kendini eğitmiş bir uzman olan Cesar Millan “Dog Whisperer” (Köpeklere Fısıldayan Adam) adlı programı ile dünyaca meşhur olmuştur. Dokuz sezonu çekilen bu program tam seksen ülkede yayın yapmaktadır. “Köpeklere Fısıldayan Adam” programının öncelikle öne çıkan yanı Millan'ın rehabilite etme yeteneğidir. Özellikle agresif köpeklerin rehabilitesin de ve eğitiminde ki uzmanlığı onu ayrı kılmıştır. 2002-2008 yıllarında Los Angeles şehirinde bir köpek psikoloji merkezi kurmuştur. “Cesar'ın Yolu” adlı kitabınında içinde olduğu Millan'ın ilk üç kitabı, “The New York Time” tarafından en çok satılanlar listesine seçilmiştir. Abd de İki milyona yakın satışla 14 ülkede halka sunulmuştur. 2009 yılında IMG ile ortaklaşa çıkarttığı aylık magazin dergisi “Millan'ın Yolu” hakkında “The Wall Street Journal” tarafından yapılan haberde, Amerikan tüketicisinin yarısı tarafından tanınmış olduğu belirlenmiştir. Eski eşi Ilusîon ile “Ceasar and Ilusîon Millan Vakfı” adlı bir vakıf kurmuştur. İkili ayrıldıktan sonra vakfın adı “Millan vakfı” olarak değişmiştir. “Yale” universitesi ile kendi çalışmaları üzerinden bir çocuk müfredatı hazırlamaktadır. “ The New York Times” tarafından bir tür “üstün-balanslı fıtrat” olarak tarif edilen Millan'ın ticaret ve köpekler ile olan başarısında ki en önemli faktör kişisel balans ile hislerini kontrol etmesidir.

Evet Cesar'ın genel olarak bilinmesi gereken özellikleri bu şekilde fakat önemli bir noktada şu ki; evlat edindiğimiz köpeklerimizle tıpkı çocuklarımızla yaşadığımız gibi iletişim sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliriz işte bu hususta Cesar karşılaşabileceğimiz bütün konularda bizleri eğiterek köpeklerimizle daha sağlıklı bir iletişim kurmamızı sağlıyor. Cesar'ın her programa başlarken söylediği ve benimde çok sevdiğim bir lafını paylaşmak istiyorum. "Köpekleri rehabilite eder, insanları eğitirim." aslında Cesar köpekleri eğitmiyor çünkü eğitim sadece düşünebilen ve akıl yürütebilen canlılar için geçerli köpeklerle yaşama konusunda eğitilmesi gereken bizler olduğumuza göre Cesar da bizleri eğitip köpekleri de ortamımıza ve bize alışması ve uyum sağlaması için rehabilite ediyor. Umarım yaralı olmuşumdur bu paylaşımımda. Köpeklerinizle ve evcil hayvanlarınızla sağlıklı günler geçirmeniz dileğimle...